20090826

beş/ -eotwp-

sadece 20090820 tarihli kendi halinde yazımın bunları söylemesine sebebiyet verdiğine inanamadığım, değeri yazılarla da anlatılamayacak bu sözlerin sahibine teşekkürler.
kendisi zamanında tanrıya dava açmış. öyle duydum.
"genelde tekrar edilen her hareket her durumu yalama duvar vidaları gibi yapar. tabi naçizane bir görüş bu, genel olarak yapılan her hareket için değildir. daha yüzeysel düşünmeli bence. tabi herşeyi daha yüzeysel düşünmek içinden çıkılamaz sorunlara götürebilir bazılarımızı. nitekim, yüzeysel bakarsak hayata sallamaz vurdumduymaz insanlar olup çıkarız, bu bizi zaman sonra işte dediğimiz o içinden çıkılamaz duruma doğru sürükler. ama burda bardağın dolu tarafını görecek birşey yok diyebiliriz. ama bu vurdumduymazlık kisvesi adı altında olan herşeyi bırakmışlık duygusu ve kendini rüzgarın yönüne salma merakı bize çok şey öğretmiş olabilir. tabi bir o kadar şeyde götürmüşdür eminim. ama geriye kalan şey saf, temiz ve net olan şeylerdir. rüzgarla hepsi gitmiştir, geriye kalan bizden başkası değildir. biz dediğimiz zaman gerçek bir bize ulaştığımızda gerçek bir deneme yanılma durumlarından geçmiş ve hayata meraksız da olsa umutlu bir tutunma çabasında oluşumuzu sımsıkı bir destek ile arkamızdan destekleyerek gerçek bir bize kavuşabileceğimizi biliriz. biliriz de yapmayız çoğu zaman, nedeni nedir, destek tam nerdedir, meraksız olmak bırakmak değidir de nedir? cevabı belli sorulardan ayırt edilen sorular bizi kişisel menkibemizi arayış yolculuğumuzda yalnız bırakacak sorulardır. cevabı belli değil ise ne aradığımızı bilemeyiz, ne aradığımızı bilmiyorsak nereye gideceğimizi de bilmiyoruzdur. sadece soru yetmez cevapların da olduğunu bilmeliyiz, elimizde olması önemli değil, bir yerlerde cevabın olması bize aitlik hissi verecektir. bu umuttan farklı olan durum yaşama hissini içinde barındıran en derin duyguyu yaratacaktır. ve en büyük hayalimize asla ulaşmamaya da çalışsak nerde olduğunu bildiğimiz takdirde içimiz hep rahat olacaktır.
taa ki hayali bir başkası gerçekleştirip gözümüze soktuğu zaman üzülceğimiz o muhteşem an'a kadar. her zaman olduğu gibi hayal kurmak da yapmamak manasında değildir. gözü kara olmak tam olarak sonuca hiç bir zaman götürmesede güzel anılar bırakmaya yeterdir.
ve tam 40 yıl sonra bir kahvenin hatırı konuşulduğunda tadının hissedileceği an gözün kara olduğu değil sadece anıların güzel kaldığı yer olacaktır..."
-end of the world party-

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder